After Life 2019 dizisi, eşini kaybettikten sonra hayata tutunmakta zorlanan Tony Johnson'ın (Ricky Gervais) yaşamını konu alıyor. Tony karısını kaybettikten sonra hayatın anlamının, yaşamanın gerekli olmadığını düşünüyor. Yaşamına anlam katan kişi hayatta olmadıktan sonra kendisinin de yaşamasının bir anlamı olmadığına inanıyor. İntihar etmeyi düşünüyor; fakat bunu hep bir köşede tutuyor. Bu durumlar ona kimseyi umursamama, kırıcı olma, istediği gibi davranma özgürlüğü veriyor.
Tony’nin hayatı yerel bir gazetede yazarlık yapmakla, insanlarla arasına duvar örmekle geçiyor. Etrafındaki insanların dertleriyle ilgilenmiyor gibi görünse de aslında onların acılarına kendi acısı gibi bakıyor, onlara karşı empati kuruyor. Dizinin başından sonuna kadar karısının kendisi için hazırladığı videoları ara ara izliyor. Karısının bu videolarını tekrar tekrar izlemesi hayata tutunma çabasını, onsuz bir hayatı kabul etmekte zorlandığını gösteriyor. Bunun yanında eşinin bıraktığı köpeğe bakma yükümlülüğünü yerine getiriyor ve köpeği yalnızlığını bastıran tek etken olarak görüyor gibi.
Kara mizah diyebileceğimiz gülümseten sahneler ara ara var ama Tony'nin ruh hali sonucunda o sahnelerin etkisi yok oluyor. Bir dikkat çekici durum ise Tony'nin tüm olumsuzluklarına rağmen çevresindeki karakterlerin Tony'i bırakmaması. Oysaki karakterlerin çoğu iyi, uysal insanlar. Bundan dolayı Tony'nin yaşadığı ruh halinin farkında oldukları için ona sırtlarını dönmüyorlar. Kimse onu iyileştirmeye çalışmıyor. Tony'i bu şekilde kabul etmişler ve onun hayattan kopmasını engelliyorlar. "Biz seni olduğun gibi kabul ettik." şeklinde davranıyorlar.
Dizi hayatın anlamsızlığı, bir yakınının vefatı, yalnızlık, intihar düşüncesi, insanın kendisiyle yüzleşmesi, başka insanların sabrı, ilgisi gibi konular üzerine yoğunlaşmış. Bu hayatta mutlu olmak zorunda olmadığımızı, sadece hayatta kalmanın ve hayatta kalarak iyi birisi olmanın yeterli olduğunu anlatıyor. Oysaki bu düşünce kişiye göre değişebilir. Kimsenin acısı kıyaslanmıyor; çünkü herkesin yükü kendisine ağırdır.
Tony’nin insanlara karşı acımasızca söylemleri, onları bir şekilde kırması aslında kendi acısını bastırma çaresizliğinin dışa vurumu. Eşinin ölümünden sonra kendi acısını bastırmanın, artık hayatı yaşamanın anlamı olmadığını düşünmenin sonucunda başkalarına hoş olmayan şekilde davranmanın gereğinden fazla uzatıldığını düşünüyorum. Çünkü bu durum çok abartılmış şekilde yansıtmış. Üstelik ettiği küfürler diziye hiç hoş bir izlenim katmamış. Hayata olan öfkesini insanlardan çıkartıyor. Bu olumsuzluklar nedeniyle dizinin temposu zaman zaman düşüyor. Sanki dizi ne güzel ilerlemeye devam ediyor derken birden düşüyor. Bu nedenle izleyici, izlemeye değecek bir şey olmadığını düşünebilir. Yalnız hayatımda Tony'nin çevresindeki insanlar gibi cana yakın, ilgili insanlar olsun isterdim.
Dizi şu ana kadar 3 sezon yayınlandı. Her sezonda 6 bölüm var. Bölümlerin az olması diziyi daha izlenebilir kılabiliyor. İzlemeye değer olup olmayacağı kişiye göre değişebilir.
Yorum yapmak için giriş yapın.
Yorumu Rapor Et